Ankara’da bir “gece”

Serkan Keskinbıçak bir güzel adam. Tepeden tırnağa Trabzon. İşadamı. Spor dünyasının kendine has portrelerinden biri, belki birincisi. Kendi ağabeyimden ayırmadığım Necmi ağabeyimin oğlu üstelik, en yakışıklı kardeşimin de can arkadaşı. Düzenli namaz kılmasa da cuma namazlarını kaçırmamaya çalışır, alemde racon keser, sözünü dinlemeyenin ya mangal gibi yüreği ya da sırtında epey bir palanı olmalı, herkesOkumaya devam et “Ankara’da bir “gece””

Gözyaşları içinde yazılmıştır

Mesai bitti, mesai içinde gelen birkaç mesajla ben bitmiştim zaten, insana dair umutlar bitmiş, herkes gitti, sakladım gözyaşlarımı… Kazancı Bedih Fuzuli’yi taşıdı içime; “arif odur ki bilmeye dünya nedir ahiret nedir”, inanın bilmiyorum. Sonra nasılsa açık unutulmuş televizyonda peş peşe iki haber; Beklan Algan ve Ejder Akışık aynı gün hayata veda etmişler. Benim de “hayat”Okumaya devam et “Gözyaşları içinde yazılmıştır”

Ankara’da bi haftasonu ve Nihat Genç

İstanbul’a dönme planları yaparken işverenim tarafından gelen bir telefonla yarı açık cezaevi günleirme devam demek zorunda kalmışım. Ankara’nın kerameti isminden menkul olduğu hissi veren caddelerinden birindeyim, akıp gidiyor insan görünümlü hayat. Caddenin adını çıkarmaya çalışıyorum bir yandan, Ali Fuat ya da Başak sorarsa “neredesin” diye kolaylamak için işimi, yani. Çok zorlanmıyorum, karşı kaldırımdan yükselen bir çığırtkanOkumaya devam et “Ankara’da bi haftasonu ve Nihat Genç”

Trabzon denince aklınıza ne geliyor!?

Herşey yolunda giderken Trabzon’un sakin kalması, başarının tadını çıkarması ve keyfi paylaşarak çoğaltması olacak şey değildi, olmadı da zaten. Olağan kongreye sadece 2 ay varken asbaşkanlık görevinden istifa eden sayın Hayrettin Hacısalihoğlu, atadan Trabzonlu olduğunu belgelemiş oldu. İttihad Terakki Partisi’nin Kurtuluş hareketini örgütlediği yıllarda Trabzon ve çevresinde Teşkilat-ı Mahsusa’nın çekirdek yapısı içinde etkin görevler alanOkumaya devam et “Trabzon denince aklınıza ne geliyor!?”

Türk Hakemliğinin “Kimlik” Sorunu

Nihat Genç’ten bir “Ofli Hoca” fıkrasıyla başlayalım, giriş neşeli olsun. Ofli Hoca teravih vaazında , usul olduğu üzere kadınlar cemaati de kendilerine ayrılmış bölümde hocayı dinliyor. Oflu Hoca vaazına konu olan “İslam’da Cinsel Hayat”a dair cemaati bilgilendirirken, kadınlar kısmında “he he he” tarzı gülüşme sesleri duyar ve karizmasının zedelendiği düşüncesiyle kızgınlıkla söylenir; “hi hi hiOkumaya devam et “Türk Hakemliğinin “Kimlik” Sorunu”

Derbi mi? Himm…

Derbi mi? Himm… İşte gördük hep beraber; Marka değeri, futbol endüstrisi, dünyanın bilmem kaçıncı derbisi gibi yerel şişirmelerle yere göğe koyamadığımız bir “derby”miz daha, futbol kalitesi olarak vasatı bile yakalayamadan geldi geçti. Medyamız tüm kollarıyla hepimizi bu maça hazırladı oysa, futbolseverlerimiz bir kez daha hem statta hem televizyonlarının başında heyecan ve “özlem” içinde maçın başlamaOkumaya devam et “Derbi mi? Himm…”