ŞENOL GÜNEŞ’İN BURAK SAPLANTISININ İFLASI!

Maç yazısı yazmayacağım, şu kötü oynadı bu iyi oynadı, hakem şöyleydi atmosfer böyleydi hepsi masal.   Şenol Güneş’in anlamsız Burak Yılmaz tercihinin bir yerde fıslayacağı, bu emek hırsızlığının bir bedeli olacağı aylar öncesinden belliydi. Serkan Balcı garibimin emek hırsızı arkadaşının açıklarını da kapatmak için sarfettiği efor kendisini de oyundan düşürürken, rakip takımın da akışkanlığına enOkumaya devam et “ŞENOL GÜNEŞ’İN BURAK SAPLANTISININ İFLASI!”

BİR ALİ ECE VAKIASI!

BU ŞEREF!ALİ ECE’NİN Neresinden bakarsanız bakın Ali Ece sevimli, sempatik ve bilgisini ukalaca değil paylaşımın hazzını yaşayarak sergileyen bir figür. Kendine has benzetmeleri, özel hayatına dair gerçek-yarı gerçek-full hayal birçok anısını paylaşması da kendisini farklı kılan özelliklerinden birkaçı. Üniversite yıllarımdaki yoksulluk batağında (dramatize için değil, neredeyse her öğrenci aynı sıkıntıları yaşar, ve iyi ki deOkumaya devam et “BİR ALİ ECE VAKIASI!”

HALİS ÖZKAHYA KİMDİR?

En başta şunu söyleyelim; kanımca 22 0cak 2011 tarihindeki Trabzonspor – Ankaragücü maçı orta hakem tarafından oldukça iyi “idare” edilmiş ve ortaya herkesi mutlu edecek bir sonuç çıkmıştır. Trabzon lehine verilmediği iddia edilen pozisyonu “kaçırması” da olağandır, hepimiz insanız sonuçta. Bana enteresan gelen başka bir boyutu var olayın; 2 sene öncesine gidelim ve Ankaragücü ileOkumaya devam et “HALİS ÖZKAHYA KİMDİR?”

Gönül’den Trapezus’a Beyoğlu

Salı’dan Cuma’ya Ankara’da kaldığım bir haftanın ardından saat 17 gibi karayoluyla yola çıkıp İstanbul’u rotalamış, eski dostum Gönül Göze’nin ilk kitabının tanıtımına ve çok sevgili Tonyalı ağabeyim Burhan Öztürk’ün  Beyoğlu kakafonisinin içine sığdırdığı Trapesuz nam rakı-balık mekanının açılışına telaşlamıştım kendimi.  Ankara gişeleri ardıma düşürdüğümde, aklıma iş yerinde bir türlü zamanında bitirilemeyen işlerin sebebi ben miyimOkumaya devam et “Gönül’den Trapezus’a Beyoğlu”

KIVIRCIK ALİ ÖLMÜŞ DİYELER…

BİR GARİP ÖLMÜŞ DİYELER… Sabahın aydınlığa koştuğu dakikalardan birinde, Kıvırcık Ali nam bir güzel insan ulaşamadan zahiri ışığa, kendi ışığının içine hapsedip ne varsa, çekti gitti dünyamızdan. Biri kız iki çocuk bıraktı geriye, gözü yaşlı bir de Şaduman! Yoksul bir çocukluktan, okulu yarıda bırakma çaresizliğinden, konfeksiyon atelyelerinden, üvertür şarkıcıların sahnesinden gelmişti.  Çalıştı bir başına, gönlününOkumaya devam et “KIVIRCIK ALİ ÖLMÜŞ DİYELER…”

Türk Futbolunu kime emanet etmeli

Bu yazının ana motivasyon kaynakları, 16-17 yaşındaki çocuklarımızı birbirine “kırdıran” futbol iklimimiz ve toplumsal olarak en çok ihtiyaç duyulan bir dönemde klinik psikolojik terapilerin Sağlık Bakanlığı’nca yasaklanması ironisi olmuştur. İlk örneğimiz Florya’dan. Fenerbahçe ve Galatasaray “fidanları” arasında oynanan ve  insan demekte zorlandığımız bir canlı türünün sahaya inerek gencecik çocukları tekme tokat dövmelerinin utancını sadece  oOkumaya devam et “Türk Futbolunu kime emanet etmeli”