“HERKES TEMİZ TEK SUÇLU TFF”

İnsan tarafına dair inancımızı herşeye rağmen kaybetmediğimiz sayın Mehmet Ali Aydınlar , komedi dans üçlüsüne eleman seçme oratoryosu kapanış konuşmasında başlığa çıkan tespiti yaparak , içine düştüğü düş kırıklığı Mağmasını dillendirmiş ve cümleyi şöyle bitirmiş; “tarih gerçekleri yazacaktır” TFF uygulamalrına yönelik eleştirilerim üzerine beni savcılığa şikayet eden sayın MAA’ın, 3 temmuz sonrası süreçte çok fazlaOkumaya devam et ““HERKES TEMİZ TEK SUÇLU TFF””

İSTANBUL YEREL SİPOL MEDYASI

*İSTANBUL YEREL SİPOL MEDYASI* Kendini Tüm ülkeye “ulusal basın” diye yutturun ve yıllardır süregelen bu avantaj ile İstanbul’un çıkarına olan her şeyi ülke çıkarı gibi sunma çakallığının master tezini yazanj İstanbul Yerel Basını, bile istiye merkezi iktidarları da etkileyerek yerel basının gelişimine engel olmuş ve Türkiye’ye özgü bir medya garabetini Ulusal Basın olarak önümüze koymuştur.Okumaya devam et “İSTANBUL YEREL SİPOL MEDYASI”

TFF HALKI“KANDIRMAYA” DEVAM EDİYOR

TFF HALKI“KANDIRMAYA” DEVAM EDİYOR Her aldığı ve alamadığı kararları  ile tartışılan Türk Futbol Federasyonu, onunbaşkanı  ve yönetim kurulu üyelerininönceki gün (16 ocak) toplantısından da beklendiği gibi minik farelerden biridaha çıktı. Bir aslan miyaw dedi minik fare kükredi,  yanisiJ TFF’nin bu yapısından Türk futbolunu düze çıkaracakbir hamle beklemekle;  Manda-Eşekçiftleşmesinden Panda beklemek arasında bir fark kalmadığını WikipediaOkumaya devam et “TFF HALKI“KANDIRMAYA” DEVAM EDİYOR”

ALEMDAĞ’DA VAR BİR YILAN!

Trabzonspor ve Turk futbolunun duayen isimlerinden ve “yetistirmediği” oyunculariyla nam yapmış ismi Özkan Sumer’e yönelik elestirimi ciddiye alan da oldu tiye alan da ipine takmayan da… Bazi ‘safkan’ tsliler “abi yannisun olmasun sadece masraflarini aliyor” naifligi ile gülümsetseler de cemalimizi , acı azalmıyor, aci dinmiyor, gerçek değişmiyor: Trabzonspor bir elit ocağın velinimetidir, biz sabalaklar daOkumaya devam et “ALEMDAĞ’DA VAR BİR YILAN!”

ÖZKAN SÜMER VE ETİK SORUNU!

Trabzonspor tarihinin en önemlifigürlerinden ve o muhteşem kadronun “şampiyon teknik direktör”sıfatı  “kazandırdığı”  iki isimden biri olan sayın Özkan Sümer döndüdolaştı en sonunda en iyi yapabileceği  işibuldu. Düşünceleri yazıya dökme yeteneği nasıl bilmesek de konuşma yeteneğininhakkını vermemiz gerek. Sonuçta Hürriyet gibi gazetelerde yaşlılar telefondasöyler genç muhabirler de yazıya döker, en fazla bu olur. Son şike çeteOkumaya devam et “ÖZKAN SÜMER VE ETİK SORUNU!”

“ŞECAAT ARZEDERKEN MERDİ KIPTİ SİRKATİN SÖYLER” YA DA AYKUT KOCAMAN!

“MEHMET ALİ AYDINLAR CAVCAV’IN PİYONUDUR” Bu tespit, A-HABER’de yayınlanan  90’A programının yorumcusu Hıncal Uluç’a ait.  Türk futbolunun düştüğü ya da düşürüldüğü durumun tartışıldığı programda görüşlerini açıklayan Uluç, sistemin kokuştuğunu ve İlhan Cavcav özelindeki yönetici tipinin kendi egemenliklerini sürdürebilme pahasına değişime direndiklerini ,mealen, ifade ettikten sonra  da “MehmetAli  Aydınlar Cavcav’ın piyonudur” dedi. Sayın Uluç bu lafı banaOkumaya devam et ““ŞECAAT ARZEDERKEN MERDİ KIPTİ SİRKATİN SÖYLER” YA DA AYKUT KOCAMAN!”

TRABZONSPORLULAR TFF YE NEDEN YÜRÜDÜ?

TRABZONSPORLULAR TFF YE NEDEN YÜRÜDÜ?

TRABZONSPORLULAR TFF YE NEDEN YÜRÜDÜ?

Bu soruyu soranların dilinin altından üstüne çıkaramadıkları şu;

Fenerbahçeliler yürüdü dİye hemen yürüme ihtiyacı duymanın altında bir kompleks olmasın?

Biniçaltlarının itelemesiyle bir adım öne çıkan bu aklıevvellerin unuttuğu bir şey var;

Trabzonsporlular daha yakın bir tarihte  Şekip Mosturoğlu’nun Hukuk Fakültesi’nden kankası Cem Papila  marifetiyle Şükrü Saraçoğlu’nda “infaz” edildiğinde de 40 binme yakın Trabzonsporlu toplanmış ve bu ülke spor tarihinin katılımı en yüksek hak arama mitingini düzenlemişti.  Yani Trabzon’un geleneklerinde demokratik isyan her zaman vardı ve bundan sonra da olacak. Zira Trabzonsporluların “tapacak” ve “kul olunacak” başkanları hiçbir zaman olmadı, olmayacak.  Her Trabzosporlu camiayı temsil eden başkanın ve yöneticilerin de en az kendileri kadar spor ahlakına sahip olduklarına inanır. Eğer bu inancı zedeleyen en küçük bir şaibe olursa da o başkana gereken muameleyi gösterir.  Sırf şu çete-şike soruşturmasında TS taraftarının en küçük şaibeye bulaşmamış Sadri Şener’e yönelik eleştirel tavrı bile , tarihin ahlak defterine kaydı düşülmesi gereken bir “adamlık” örneğidir.

İstinye’deki TFF binasına yürüyen Trabzonsporluların sayısı polisin resmi rakamlarına  göre 4200 iken, bu rakamı Fenerbahçe’nin Kadıköy mitingindeki 3200 kişinin altında gösterme çabası, bir İstanbul Yerel Medyası şirinliği olarak öne çıktı. Şirinlik iyi bir şeydir de, koca koca adamların, ağızlarında elma şekeri, ellerinde birer çember ve kısa pantolonlarla bu işe soyunmaları trajediye davetiyedir: Hayır kıçınızın kılları ağardı, ömür son demlerine gel gel yapıyor, mesleğinize sahip çıkmak yerine nedir bu yaranma, baş okşattıkça haz alma zavallılığı? Yapmayın, değmiyor…

Hayır, diyelim ki Trabzonsporluların sayısı 3199 kişi de kaldı, bu durumda Fenerbahçe’nin hiçbir pisliğe bulaştırılmadığı, Aziz Yıldırım’ın hiçbir alengirli ilişkinin tarafı olmadığı ve FİFA’nın da Etiler Mahallesi Muhtarının oyununa geldiğini mi anlayacaktık? Bu nasıl bir zavallı kafadır ki, okuyucu kitlesinin zeka düzeyinin altına inmekten hiç rahatsızlık duymuyor? Sorun sayı sorunu olsaydı Kadıköy’ün göbeğinde kelleşen taraftar tipolojisi çok daha derin analizlere ihtiyaç duyardı. Sorun duruş ve ahlak sorunudur…

Trabzonsporluların tek bir talebi var, ezelden beri olduğu gibi bundan sonra da değişmeyecek talepleri şudur;

Futbol saha içinde oynansın ve sonucu sahadaki oyuncular belirlesin!

Bu gücetapanlar ülkesinde, bu iktidar edenlere yalakalanma derecesine göre “adam” sıfatı kazandığını zanneden leşkerler ülkesinde, Trabzonspor gibi namusuyla oynayıp adam gibi yenilmekten veya yenmekten payına düşeni yaşama sevdasındaki takımlar için bundan daha büyük lüks yoktur.

Trabzonsporlular şunu çok iyi biliyorlar ki, şike, çete, adam alma-satma, hakem ayarlama gibi pislikler saha içine taşınmadığı sürece futbol oyununun en büyük favorilerinden biridirler!

Trabzonspor namuslu oyundur, oyuna saygı duyan rakibe saygıdır, mertçe ve sonuna kadar mücadeledir;   kendini “üstün” görenlere otomatik şamar makinesi, sahada ve saha dışında eşitliğe inanç ve hakkın hiç sönmeyen isyan ateşidir.

İtirazı olan tarihe baksın…

TFF’NİN HEDEFİ NE?

Çok kolay sordum biliyorum, ama zaten soruyu özel eğitime muhtaç çocuklar enstitüsü giriş sınavından çaldım!

Hepimiz TFF’nin asıl amacının ne olduğunu artık biliyoruz, yazmaya bile gerek yok.  Ancak geçtiğimiz hafta başında Acıbadem Bakırköy Hastanesindeki troyka ( maa, ali koç, n. özdemir) hırsızlama toplantısının hemen ardından Olağanüstü Genel Kurul kararı alınmasından TFF’yi kimin ne için yönettiği sorusu bir kez daha gülüşmelere yol açmıştır kuşkusuz. (ha ha haaa şeklinde olandan)

TATAR RAMAZAN MEYDANCI MI OLUYOR?r

Bu güzelim ülkenin kendine özgü futbol iklliminin en güzel baharlarından biri hiç şüphesiz Eskişehir ve onun takımıdır, kımızı şimşeklerdir.

Yakın geçmişte kirli ellerce kullanılmış hissi veren ve bu nedenle camia olarak hiç de hak etmedikleri bir muameleye maruz bırakılan Es-Es’in, kısa sürede silkinerek gerçek kimliğine bürüneceğine, esasında taraftar yapısı olarak başkaca bir durumun da olamayacağına inanıyordum.

Ancak Es-Es’li arkadaşlarımdan ve bazı yerel gazeteci arkadaşlarımdan anladığım şu ki, mevcut Başkan’ın Eskişehirspor’u “bir yere taşımak” gibi bir kaygısı yok ve tek derdi kendi iktidarını daim kılmak. Skibbe’nin giderken söyledikleri bir yana beni bu yazıyı yazmaya asıl iten, puan sırlamasında kendinden sadece birkaç puan yukarıdaki bir takıma en değerli oyuncusunu adeta “pazarlamak” isteyen bir iradenin Eskişehirspor’un başkanlık koltuğunda oturması ve camianın bu durumu kabullenmesi oldu. Belli olmuştur ki Eskişehir yönetimi durumlarından ziyadesiyle memnundur. Yani anlayacağınız Tatar Ramazan’ın torunları kolpacı koğuş ağasına meydancı olmuş…Yazık ki, çok yazık…