SAHİBİNDEN SATILIK!

SAHİBİNDEN SATILIK! Bilgin Gökberk yazdı; “Bravo Turgay’ın (Bask.Fed. Bşk)pembe medyasına.Başbakanın ‘başımın gözümün sadakası’ diye verdiği o şampiyonluk primi’nden avanta’sını alanlara ve her sorduğumuzda pişkinlikle gık bile demeyen pembe çocuklara bravo. Ne uğruna bu kadar yanaşıyorsunuz.Gazetede bir köşe mi? Tv de bir koltuk mu? Değer mi? Turgay maçlarını tv lere satarken paketin içinde sizleri de satıyor.Okumaya devam et “SAHİBİNDEN SATILIK!”

TFF VE ONUN “AYARLI” PFDK’SININ TERCÜME OYUNU İLE ŞİKE AKLAMA ÇABASI

PFDK kararının 84. Sayfasında CAS’ınPobeda kararından alıntı yapılmış: PFDK’NIN EKSİK VE YANLIŞ TERCÜMESİ ŞÖYLE: “Sadece kulübün içinden gelen tepkiler müsabaka sonuçlarının manipüle edilmesine mani olabilir ve yalnız öne çıkan aktörler değil tüm kulübün yaptırıma uğraması oyuncular ve yöneticilere doğrudan ya da dolaylı olarak müsabaka sonucunu etkileme eylemlerinin desteklenmesinin tolere edilmediği yönündeki gerekli işareti verebilir.” CümleninOkumaya devam et “TFF VE ONUN “AYARLI” PFDK’SININ TERCÜME OYUNU İLE ŞİKE AKLAMA ÇABASI”

Çankırı’nın Valisi ve Piyano!

Çankırı’nın Valisi ve Piyano! Beşikdüzülüymüş. Taksim meydanında kendisine yönelik “kınama”  sonrası korumalarını bir hışımla yarıp protestoculara yönelirken en güçlü argümanı, mağdur ve haklı olduğuna inanan kitleyle kendini özdeşleştirmek oldu oldu; “Ben de Beşikdüzülüyüm!”, Trabzonlu yani.  Yani  Aziz Y’yi onore etme yarışına giren Topuk yaylası zarafetinin ev sahibi İzzet Özgenç  ve Aydın Üniversitesi Sahibi Mustafa AydınOkumaya devam et “Çankırı’nın Valisi ve Piyano!”

TRABZON’DA ÇÜRÜME EMARELERİ 1

Aşağıdaki iki ayrı yazı, bir Trabzonsporlunun çocuklara dair çarpan bir tesbiti, bir de Trabzonlu olmayan bir Trabzonsporlunun , yani Trabzonspor felsefesinin ne olduğunu en iyi bilenlerden birinin hayal kırıklığıyla dile getirilmiş düşünceleri. İzinlerini aldığımda isimlerini de ekleyeceğim. “Sayın Tunalı trabzonspor; biz trabzonlu olmayanların ama ünye den okuldan kaçıp avni akere maça gelenlerin gönlünde büyüttüğü veOkumaya devam et “TRABZON’DA ÇÜRÜME EMARELERİ 1”

ŞİKE’NİN CEHEPESİ

Sizleri bilmem ama, hem devleti de besleyen PKK faşizmi hem de şike – çete sürecinin Adalet hanimi vesikaya bağlaması futbol denen sihirli oyuna ilgimi dipdirdi. İstanbul 16.Acm’sinin ‘ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE DÚNYA YIKILSIN” iradesi elbette ki bu karanlık günlerin gökyüzünü aydınlatan istisna fişeğidir, lakin tuz kokalı çok oldu artık iklim kokmaya başladı. Bir dediği birOkumaya devam et “ŞİKE’NİN CEHEPESİ”

Işık Yurtçu

Çok sigara içerdi Işık abi, Can Yücel gibi, ya da edasını çok benzettiğim Humprey Bogart gibi misal Güneş Gazetesinin şaşalı günlerinin bittiği dönemde tanıdım Işık Abiyi. Gazetede grev vardı, ben de stajyer “tazelerden” biriydim. Artık rahmete kavuşmuş  adam güzelleri Tayfun Gündoğar ve herkesle anında aynı yaşa inme yeteneği olan Değer Eraybar’la birlikte yokluktan gazete çıkarmayaOkumaya devam et “Işık Yurtçu”

Aziz Y ve Konukları

Aziz Yıldırım ve Konukları! Kabul edelim ki, Aziz Yıldırım bir “resim” olarak ekranlara çok yakışıyor.  En son NTV’de konuk olarak aldığı 3 gazeteciyle konuşurken de ekranı doldurduğunu ve üç misafirini karizma olarak ezdiğini söylemeliyiz. Misafirlerinin terbiye görmüş efendi çocuklar olması da kendisi için bir avantajdı elbette, ve fakat yine de bu kadar ezmese iyiydi! AzizOkumaya devam et “Aziz Y ve Konukları”

YILDIRIM D’nin.- AA’sı

Türk MİLLİ FUTBOL Takımının Hollanda ile deplasmanda oynadığı ve tarihin en kötü portakalının yine de farklı kazandığı futbol maçının yayını sırasında ekrana bir görüntü düştü. Bu görüntü halen TFF Başkanlığını sürdüren, yargı kararı ve onca belgeye rağmen “Türkiye’de her şey güllük gülistanlık , şike felan da olmamış , mahkeme boşa konuşuyor, Trabzon boşa zırlıyor, gelinOkumaya devam et “YILDIRIM D’nin.- AA’sı”

Miroğlu ve hakikat!

Bazen kişilere duyduğumuz sevgi hakikatin önüne geçer. Alabildiğine insani bir durumdur ve hiç kimsenin hiç kimseyi bu ‘hal’ nedeniyle tarumar etmeye hakkıolmamalı. Orhan Miroğlu’nun Taraf’a vedası üzerinden estirilen rüzgarın da bir yönüyle sevgi-hakikat çelişkisine yenik düştüğünü ama her dezenformasyon gibi bu konudada kaybedenin ‘hakikat’ olduğunu söylemek zorundayız Taraf’taki yazar sayısı malum ve bildiğim kadarıyla birOkumaya devam et “Miroğlu ve hakikat!”

Trabzon’un 70’likleri!

Fransız devrimini 3-5 günde olmuş bitmiş bir halk ayaklanması;Marat , Danton  ya da diğer eylemci liderlerini günümüzde yığın yığın bulunabilen menfaat çetelerinin bezirganları zanneden algi ve bu alginin merkez üssü olarak omuz üst bölgesinde bir kelle nahiyesine sahip olan herkes;  şike ve emek hırsızlığını da basit bir adli vakıa olarak görüyor, göstermeye çalışıyor hatta kimiOkumaya devam et “Trabzon’un 70’likleri!”

RİZE’DEN KARAYEMİŞ GELECEKTİ…

Bir arkadaşımızın annesi vefat ettiği için Rize’ye düştü yolumuz hesapısz, annemden farkı yoktu annesinin, köyümüzden köyünün, karamişimizden karamişinin.  Üzerlerine aldıkları Keşanla sanki başlarını değil de ortak utancımızı örtüyorlar;  Karadeniz dağlarını hayatta tutan o dayanılmaz çilenin çığlıklarını, hiçbir kalemin anlatamayacağı, hiçbir ressamın çizemeyeceği hiçbir şiirin sızamayacağı bir sadeliği, yenilen ama eğilmeyen bir vakarı… Cenaze için düzenlenenOkumaya devam et “RİZE’DEN KARAYEMİŞ GELECEKTİ…”