Şikenin Şövalyesi Platini istifa ( 1 Temmuz 2014’te Taka’da yayınlandı)

UEFA, kendi talimatlarına uygun olarak Fenerbahçe’yi 3. Lige, diğer şikecileri de alt liglere düşürse bile, üzerindeki şikeci dostu ve işbirlikçisi gölgesi Platini’nin sonu olacaktır.

Cas’ın gerekçeli kararının açıklanmasının ardından pek çok kuşku bulutu da dağıldı.
Kişisel olarak Fransa tarihinin en büyük sendika önderlerinden “namuslu” bir babanın oğlu olan Platini’nin “kirli” işlere prim vereceğine hiç ihtimal vermedim, belki de vermek istemedim.  Fransızlar tarafından “Fransa Onur Nişanı” ile onurlandırılan bir kişinin, Türkiye’de yaşanan aleni şikeye karşı net bir tavır alacağından ve şikecileri cezalandıracağından zerre kuşkum yoktu, çok kez de yazdım, beni ciddiye aldığı için yanılttığım herkesten özür dilerim.

Zira CAS’ın açıkladığı gerekçeli kararında Platini’nin başında bulunduğu UEFA’nın açık açık şikecileri koruduğu ve kişisel olarak şövalyelik ünvanını değersizleştirirken, sportif ahlakın bayrağını da yere düşürdüğü oturaklı ve diplomatik bir dille anlatılmış. CAS düzeyindeki bir kurum, herhangi bir kurumun en hafif tabirle “görevi kötüye kullanma” suçunu işlediğini ve “kirli ilişkiler, rüşvet, vb” gibi menfaat odaklı adımlar atmış olabileceğini ancak bu kadar açık anlatabilirdi.

s-tunalıCAS aslında başta kupası sevinci ve malı hırsızlanmış Trabzonspor olmak üzere, dünya ölçeğinde şikeden mağdur olan tüm kişi ve kurumlara çok çok güçlü hukuki bir belge vermiştir. Trabzonspor Hukuk Kurulu’nun UEFA nezdindeki son başvurusuyla köşeye sıkışan UEFA yönetimi, CAS’ın “şüpheli ilişkiler”i ima eden gerekçeli kararından sonra,  ya pimi çekilmiş bombaya dönüşen “Fenerbahçe’yi koruma kollama” görevinden feragat edecek ya da o bombayı elinde patlatarak şike lağımının vidanjörü olacaktır.
CAS’ın gerekçeli kararıyla zan altında kalan UEFA’nın 17 Temmuz’da açıklayacağı cezalar ne olursa olsun şaibeli olacaktır. UEFA, kendi talimatlarına uygun olarak Fenerbahçe’yi 3. Lige, diğer şikecileri de alt liglere düşürse bile, üzerindeki şikeci dostu ve işbirlikçisi gölgesi Platini’nin sonu olacaktır.

Mehmet Ali Aydınlar’ın TFF Başkanlığı sırasında kendisiyle Kıbrıs Larnaka’da “gizli bir buluşma” gerçekleştiren Platini’ye o dönem yine toz kondurmamaya çalıştım. Sayın MAA bana bu görüşmeyi “yazmamak” kaydıyla vermiş ve ben de özel konuşmaya sadık kalarak MAA bu buluşmayı kendisi açıklayana kadar yazmadım. Malum MAA o görüşmede Platini’yi eksi puan ve kupanın sahibine iadesi karşılığında ikna ettiğini açıkladı.
Neresinden bakılırsa bakılsın,  bu “anlaşma” da oldukça kirliydi, ancak “tedbir” cezasının uygulandığı o dönem ben bunu bir geçiş dönemi uzlaşısı olarak yorumladım ve taraflara iyi niyetle yaklaştım. UEFA’nın yazılı kurallarını iğdiş eden bizzat kurumun başındaki kişi olsa bile..

Ancak CAS’ın gerekçeli kararının açıklanmasından sonra yeni bilgilere de ulaştım. Benim yüzümden UEFA ile “ticari” ilişkileri zarar gören ve bu nedenle aramıza “mesafe” giren arkadaşımdan bir mesaj aldım.

Mesaj şunu söylüyordu;

Michael Platini Kıbrıs’ta sadece dönemin TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’la görüşmedi. 9-10 ay önce Sayın Platini yine program dışı olarak Kıbrıs’a (ama bu kez Güney Kıbrıs) uçtu ve orada Fenerbahçeli çok ünlü bir kişi ile buluştu.  Bu buluşmayı sağlayan da Migros’un satılmasında rol alan ve Platini ile de “arkadaş” olan üst düzey bir yöneticiydi.
Fransa Onur Nişanın sana kalsın Sayın Platini. Futbol kamuoyu sizden açıklama bekliyor;
UEFA’nın kuralları belli ve Türkiye’de şike sabit iken, kuralları uygulamak yerine ara çözümler üretme gayretinizin ve ikisi belli olan Kıbrıs buluşmalarınızın amacı neydi?
Sayın Platini, üst mahkeme CAS, siz ve arkadaşlarınızın “kirli” olabileceğini de ima eden bir belgeyi dünya futbolunun arşivine koydu.

Temiz olduğunuzu kanıtlamak gibi bir derdiniz varsa ilk adımınız belli, her Onurlu insan gibi. Şaibe altındasınız Sayın Platini, lütfen istifa!

***

Taka’daki makalenn linki; http://www.sanalbasin.com/trabzon-gazeteleri/makale/taka-gazetesi-sedat-tunali-13825-5584543.html

 

 

Reklamlar