Şükrü Saraçoğlu Trabzonlu olsa ne olmasa ne?

Cumhuriyet  tarihinin en faşist başbakanlarından biri olarak bilinir kendisi. Fenerbahçe’yi de bir diktatör gibi yönetmiş ve zaman zaman devlet olanaklarını kulübüne akıtmış. Bugünkü kıyakları görünce o zamanki “aktarımları” masum bulduğumu söylemem gerek. Zira o dönemde diğer tüm kulüpler gibi Fenerbahçe de bir “spor” kulübüydü ve sevgi karşılıksızdı. “Biz Türk’üz, Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. BizimOkumaya devam et “Şükrü Saraçoğlu Trabzonlu olsa ne olmasa ne?”

Şenol Sümer!

! Fransız devrimini 3-5 günde olmuş bitmiş bir halk ayaklanması; Marat , Danton  ya da diğer eylemci liderlerini günümüzde yığın yığın bulunabilen menfaat çetelerinin bezirganları zanneden algi ve bu alginin merkez üssü olarak omuz üst bölgesinde bir kelle nahiyesine sahip olan herkes;  şike ve emek hırsızlığını da basit bir adli vakıa olarak görüyor, göstermeye çalışıyorOkumaya devam et “Şenol Sümer!”

5 “yaran”

Günlük hayhuyun içinde unutulsa da,  kalbimize tohumlamış kimi sahneler boy verir kimi sık kimi değil, kimi gözümüz kimi ruhumuzla. Hepimiz toplamı 1 edemeyen zerrecikleri hayatın, boşluğa rasgele serpili,  estetikle yok edilemeyen kılıç yaraları sırtımızda, faili belirli cinayetlerin hiçleşmiş katillerine karanlığın türküsünü fısıldıyoruz.        

“Bu sefer sen içecesun bizumkini

İnsana olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmeyen büyükler büyüğü Türk yazarı Orhan Kemal’in, Bursa cezaevinde yattığı yılların (1953-58) ürünlerinden biri olan 72. Koğuş’unun, saflıkla delikanlılık arasında med-cezirler yaşayan kahramanı  Kaptan’ı;  günümüzde artık Rize’de bile bulmakta zorluk çektiğimiz bir güzel insan olarak gelip geçti hayatımızdan.   Kalırsa bir derin sızı kalır evet, hem Kaptan’a hem ademOkumaya devam et ““Bu sefer sen içecesun bizumkini”

İstanbul Ankara Arası Tarifsiz Bir Gönül Yarası

Çok dramatik bir başlık oldu sanki. Ne gereği var denebilir, darlatma bizi Selo  ha sıkıntı arkadaş diyenler olabilir, vur kendini Trabzon’a seninki deniz özlemi tavsiyeleri belki, hatta yakıp bütün gemileri Zavzaga’ya  kuzeyli leylili elifli bir mutluluk inşa et diyenler de, olabilir. Ama işte bir Pazar sabahına uyanıp, yeni ev için birkaç öteberi almak için sokaklaOkumaya devam et “İstanbul Ankara Arası Tarifsiz Bir Gönül Yarası”

“Halit Paşayı Vurdular!”

Kurtuluş Savaşımızın efsane komutanlarından “Ermenistan Fatihi” Halit Paşa 1925 yılı Şubat ayının ortalarında Meclis koridorlarında arkadaş kurşunuyla vurulmuş ve aldığı kurşun yarasının etkisiyle 15 Şubat’ta hayata veda etmişti. Mustafa Kemal’in en çok güvendiği silah arkadaşlarından biri olan Halit Paşa, dağılma sürecindeki Osmanlı’dan kurulma sancıları çeken Türkiye Cumhuriyeti sürecindeki hemen tüm önemli savaşlarda komutanlık yapmış, veOkumaya devam et ““Halit Paşayı Vurdular!””

Trabzon’un Futbol Aklı

Trabzon’un futbol aklına değil, iyi futbolculara ihtiyacı var. Kimseden zerre destek almadan İstanbul dükalığını defalarca yerle yeksan eden Trabzon futbolu, değişen ekonomik koşulların yanı sıra, endüstri ve pazarlama teknikleriyle de sağlıklı bir ilişki kuramamanın çaresizliğini yaşıyor. Oysa insan kaynağı aynı, ana damar yerli yerinde duruyor. Okay örneğini sık vermemin nedeni de bu, eğer Trabzonspor takımınınOkumaya devam et “Trabzon’un Futbol Aklı”